Seda’nın Sofrası

Bu yazıyı yazmaya başlarken aklımda herhangi bir şey yoktu ama yazmaya başlayıp da bu güzel günü tekrar anarken aklıma ‘gönül ne kahve ister, ne kahvehane /gönül sohbet ister, kahve bahane’ sözü geldi. Terasta konuk olduğumuz güzel sofranın birbirinden lezzetli ikramlarından bahsetmeye ağırlık vermek haksızlık olur gibi geliyor. Fotoğraflanan yemekleri ekleyip tariflerini yazmak oldukça kolay ancak bu yaştan sonra edinilen okul arkadaşlarıyla yapılan muhabbetleri, geçirilen keyifli vakitleri ve Seda’nın mükemmel ev sahibeliğini kelimelerle anlatabilmek kolay değil. Herşey için teşekkürler :)

Menüdekiler:

(Visited 31 times, 1 visits today)

5 Comments

  1. Kevser 07 Temmuz 2010 at 06:24

    Ohh oh Seda’ nın sofrası da hacı sofrası gibi. Maşaallah… ellerine sağlık :)

  2. mine 07 Temmuz 2010 at 18:47

    çok şık ve zarif bir sofraymış, paylaşanlara hem göz hem mide ziyafeti çekilmiş anlaşılan afiyet olsun …
    sofrada ortancaları çok seviyorum ama biraz daha küçük bardaklarda …

  3. Şeyma 16 Temmuz 2010 at 10:22

    Taze çiçek sofraya her zaman yakışıyor değil mi? :)

  4. menekse 21 Şubat 2013 at 22:59

    sitenizi yeni kesfettim guzel tarifleriniz var ellerinize saglik.yalniz ben yukaridaki acmaya bayildim pofuduk tel tel gözüküyor bende coktandir böyle acma tarifi ariyordum rica etsem tarifini yazarmisiniz püf noktasi ile

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.