İrmikli Patates Çorbası

Yumurta ve limonla yapılan terbiyenin bambaşka bir lezzet getirdiği çorba.

Yumurta ve limonla yapılan terbiyenin bambaşka bir lezzet getirdiği çorba.

Gelecek olan misafirler için annemin sütlü tatlı önerisi her zamanki gibi Tavuk Göğsü olunca bana da itiraz edip farklı bir alternatif sunmak düştü. Çocukluğumu hatırlattığı için özel bir yere sahip olan İrmik Tatlısı önerim, ocaktan inene kadar birkaç değişik fikirle uyduruk ama lezzetli, serin bir yaz tatlısına dönüştü.

Senenin son akşamını yağmur altında, buz gibi bir havada 40 dk. boyunca otobüs – taksi bekleyerek geçirdikten sonra, babamın “tahin” tavsiyesiyle annem tarafından yapılmış, beni bekleyen sıcak bir helvadan daha güzel bir şey olamazdı herhalde. Bünyemin sağlam olduğuna bir kez daha inandım ve şükrettim…

Kuzenim Yasemin, misafirlerine hazırladığı sofrayı ve bisküvili irmik tatlısını fotoğraflayıp göndermiş. Tarif beni çok eskilere götürdü. Eskiden misafirlerimize annemin hazırladığı ya da biz misafirliğe gittiğimizde ikram edilen tarifler geldi aklıma. Annem sıklıkla tarçınlı irmik tatlısı, havuçlu – bezelyeli patates salatası bir de gıda boyası kullanarak içi krema dolu kırmızı kırmızı elmalı bir tatlı yapardı. Başka değişik tarifler zaten çok azdı. Şimdilerde revaninin içine haşhaş koyuyoruz, ıspanaklı pastalar yapıyoruz, kremasına peynir kattığımız pastalar deniyoruz… Annem kendi çocukluğunda en büyük lüksün kremalı bisküvi ve bizim belki de bu kadar bolluk ve çeşidin içinde yüzüne bile bakmayacağımız vanilyalı gofret olduğunu söylediği zaman her yeni neslin daha lüks ve bolluk içinde yaşadığını düşünmüştüm. Öyle ya, 15 sene önce tarçınlı irmik tatlısını bayılarak yediğim halde kim bilir kaç senedir basit görerek yapmadım bilmiyorum ve bir 15 sene daha sonra nasıl tarifler deniyor olacağız, tahmin edemiyorum:)

Bir not: Cevap yazılmamış çok sayıda yorum biriktiği için sadece sorusu olanlara cevap verebildim. Ama hepinizin yorumlarını yüzümde bir tebessümle, büyük bir keyifle okudum. Güzel düşünceleriniz ve içtenliğiniz için hepinize gerçekten çok teşekkür ederim. Elbette beğenilmeyen tarifler, olumsuz yorumlar da olacaktır. Ancak ilgililerden ricam bunları belirtirken “ben bu tarifi biliyordum zaten”, “çok iğrenç oldu” şeklinde değil de, memnuniyetsizliklerini daha kibar ve uygun bir dille yazmaları. Genelde olumsuzlar da dahil yazılan her yorumu yayınlıyorum. Bu tarz yorumlar beni değil, aksine yazanı küçük düşürür, onun kişiliğini yansıtır diye düşünüyorum. Bu arada “iğrenç” dediklerimizin de birer “nimet” olduğunu ve dünyada yaşayan bazı insanların bunlardan mahrum olduğunu unutmayalım. Hepimiz ayrı bireyleriz, hepimizin ayrı alışkanlık, huy ve zevkleri var. Damak tadımıza uymayan birşeyi denemek ve yemek zorunda değiliz, öyle değil mi?:) Anlayışınız ve güzel yorumlarınız için bir kez daha teşekkür ediyorum…
Gittiğimiz bir misafirlikten dönüşümüzde, değişik şeyler sevmeyen babam bu tatlı için “Şeyma, o ne nefis tatlıydı öyle!” demişti. Pazar günü evde olmayı fırsat bilerek, yoldan gelecek olan anne ve babam için tatlıyı bir de ben denedim. Araştırırken 2-3 farklı tarif buldum. Şerbet miktarı, un – yumurta miktarı birbirinden çok farklı ve çelişkili tariflerdi. Oktay Usta‘nınkini denemeye karar verdim. Orjinal tarifte bahsedildiği gibi yağlanan tepsiyi haşhaşla kaplamadım, sadece hamuruna ekledim. Bir de şerbeti bir dahaki sefer 1,5 değil de 2 su bardağı ölçüsünü kullanarak yapacağım. Şerbetli olmasına rağmen oldukça hafif bir tatlı oldu.
© 2010 Yemek Cini. Sitede yer alan tarif ve fotoğraflar, izinsiz veya kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.