13

Limonlu Bisküviler

Gönderen Şeyma . Ara 12, 2011 in Hayat, Kurabiyeler, Site Hakkında

Limonun hem kabuğunu, hem suyunu ilave ettiğim kurabiyelerin hamuru Nilgün ablanın reçelli kelebek kurabiyelerinin hamuruyla neredeyse aynı. Kurabiyeleri fırına verdikten birkaç dakika sonra yayılan nefis kokuyu tahmin edemezsiniz…

Malzemeler
- 200 gr. margarin
- 1 su bardağı pudra şekeri
- 1 adet yumurta
- 1 paket kabartma tozu
- 1 paket vanilya
- 1 limonun kabuk rendesi
- 2 yemek kaşığı limon suyu (damak zevkine göre fazladan 1 yemek kaşığı daha eklenebilir)
- Aldığı kadar un
- Üzeri için pudra şekeri

Yapılışı
1. Oda sıcaklığındaki margarini ve diğer malzemeleri özlü bir hamur elde edene kadar güzelce yoğurun.
2. Hamuru 15 dk. kadar dinlendirdikten sonra merdaneyle 3 – 5 mm. kalınlığında açın ve kurabiye kalıbıyla kesin ve fırın tepsisine dizin. 170 derecede yaklaşık 20 dk. kadar pişirin.
3. Pişen kurabiyelerin üzerine pudra şekeri serperek servis edin.

Yine uzun zaman oldu yazmayalı ama bu sefer “bu aralar çok yoğunum” diye devam etmeyecek cümlelerim. Bu sefer cidden geçerli ve güzel bir bahanem var; bu süre içinde yeni bir aile kurma yolunda ilk adımımı attım…

Etiketler:

 
4

Çikolata Sepeti

Gönderen Şeyma . Tem 15, 2010 in Hayat

Yüzlerce markadan oturduğumuz yerden alışveriş yapmanın keyfini sürdüğümüz şu günlerde internet üzerinden alışverişin en tatlı halinden bahsedeceğim şimdi.

Devamını okuyun…

 
13

Çikolatalı Tırtıl Kurabiye ve Bir Dost…

Gönderen Şeyma . Oca 1, 2008 in Hayat, Kurabiyeler

“Saate bakmaksızın kapısını çalabileceği bir dostu olmalı insanın…
“Nereden çıktın bu vakitte” dememeli, bir gece yarısı telaşla yataktan fırladığında;
“Gözünün dilini” bilmeli; dinlemeli sormadan, söylemeden anlamalı…
Arka bahçede varlığını sezdirmeden, mütemadiyen dikilen vefalı bir ağaç gibi köklenmeli hayatında; sen, her daim onun orada durduğunu hissetmelisin. ihtiyaç duyduğunda gidip müşfik gövdesine yaslanabilmeli, kovuklarına saklanabilmelisin.
Kucaklamalı seni güvenli kolları,
…dalları bitkin başına omuz, yaprakları kanayan ruhuna merhem olmalı…
En mahrem sırlarını verebilmeli, en derin yaralarını açıp gösterebilmelisin; gölgesinde serinlemelisin sorgusuz sualsiz…
Onca dalkavuk arasında bir tek o, sözünü eğip bükmeden söylemeli, yanlış anlaşılmayacağını bilmeli.
Alkışlandığında değil sadece, asıl yuhalandığında yanında durup koluna girebilmeli.
Teklifsiz kefili olmalı hatalarının; günahlarının yegane şahidi…
Seni senden iyi bilen, sana senden çok güvenen bir sırdaş…
Gözbebekleri bulutlandığında yaklaşan fırtınayı sezebilmelisin.
Ve sen ağladığında, onun gözünden gelmeli yaş…”

Ve devamında da “Böyle bir dostum var benim” diyordu Can Yücel bir yazısında…

Devamını okuyun…

Etiketler:

 
10

Veteriner Macerası, Zülfiye Abla’nın Daveti & Hayata Yeniden Merhaba (!)

Gönderen Şeyma . Tem 26, 2006 in Hayat

Kısa bir süre önce aramızdan ayrılan biricik su kaplumbağamız Pâkize‘nin acısını hafifletmek için, kardeşim Cahide’ye Pâkize’nin daha kırkı çıkmadan 2 kaplumbağa daha almıştık. Pâkize’yi hâla unutamadığı için dişi olanın adını yine Pâkize, erkek olanının adını da Yaramaz koydu. İlkini kaybedince bunlar da daha bir kıymetli oldular. Annemle Cahide’nin 1 haftadır evde olmamaları sebebiyle bu mânevi kardeşlerimin bakımı da bana kaldı haliyle. Perşembe gününden beri Yaramaz’ın gözlerini açamadığını farkettim. Zavallım gözlerini açmaya çalışıyor, kırpıştırıyor ama nafile… Göz kapakları şişmiş, olmuş balon gibi. Kör kör dolanıyor etrafta. Arada bir akvaryumumsu şeyin kenarlarına tosluyor filan… Yemek de yemiyor. Yiyemiyor desem daha doğru olur. Yaramaz’ın önüne koyduğum yemleri obur Pâkize önüne atlayıp bir çırpıda yiyor. Ben de son çare Yaramaz’a yemek yedirirken onu plastik bir bardağa koydum. Ama Yaramaz yine yemeğini yemiyor?! Aaaa, doğru, hayvancağız geçici bir körlük döneminde, nasıl görecek ki? Yine olaya şöyle bir el attım, elime bir kürdan alıp yeme batırdım, onu kendi ellerimle besledim. Cuma oldu, cumartesi oldu hâla gözlerini açamıyor. İnternetten yaptığım küçük bir araştırma sonucunda bunun ya akciğer enfeksiyonundan (evet bu minik yaratıkların akciğerleri bile varmış :), ya da sudaki bir bakteriden kaynaklanabileceğini öğrendim. Zülfiye ablanın davetine gitmeden önce Yaramaz’ı veterinere götürmeye karar verdim. Hemen en yakın veterinerleri araştırdım, Üsküdar’da bulduklarımdan birine gitmeye karar verdim. Eh bunlar da şimdi böyle akvaryumuyla, suyuyla taşınmaz ki? Otobüsle gitmek zaten başlı başına bir olay.

Devamını okuyun…

 
10

Pâkize Nîçün Mevtâ Oldu?

Gönderen Şeyma . May 22, 2006 in Hayat

Yaklaşık 6 – 7 ay önce aramıza katılan su kaplumbağamız “Pâkize”yi malesef cuma akşamı kaybettik… Uzun zamandır kabuğunda yumuşama vardı -ki bu kötü bir şey onlar için. 9 yaşındaki kardeşim kabuk sertleştirici kullanmasına rağmen herhangi bir gelişme olmadı.

Cuma akşamı arkadaşlarımı çaya çağırdım. Hep beraber otururken kardeşim “Abla, Pâkizem ölmez dimi?” dedi. Ben de “Neden ölsün canıııım?!” dedim. Sonra akvaryumunu getirdi ve “Ama kabuğu çok yumuşadı, kağıt gibi oldu” dedi. Geldiğinden beri 2. kez elime aldım ve kabuğunu hafifçe sıktım. Gerçekten de kağıt gibi olmuştu. Hemen akvaryuma geri koydum, hatta belki de attım ve “Üff, çok kötü olmuş götür bunu yerine” dedim. Sonra Cahide Sena “Abla baksana gözleri buruşmuş içine göçmüş” dedi. Dikkatli bir şekilde baktığımda gözlerinin gerçekten de içine göçtüğünü gördüm. Şaşkın şaşkın bakarken hayvancağızın ellerinin ve ayaklarının da kurumuş olduğunu farkettim. Yani sadece derisi kalmıştı neredeyse. Ve birden bağırdım “Bu ölmüüüüşşş!?!”. Bu ani haberle Cahide Sena’nın suratı garip bir şekil aldı ve ağlamaya başladı. Ah akılsız başım, 9 yaşındaki çocuğa ne diye birden “Bu ölmüüüüşşş!?!” diye bağırırsın? Hadi sustur susturabilirsen… Evde annemler olsa onlardan yardım isteyeceğim ama onlar da yok? Neyse Mesu’nun da yardımıyla Pâkize’nin “aziz naaşını” bir peçeteye sardık. Cahide Sena ağlayarak abisiyle Pâkize’yi gömmek için hazırlandılar ama saat gecenin 10′u. Yarın gömeriz diye karar verdiler ve Pâkize’nin cesedini bir kavanoza koyduk. Cahide Sena kavanoza sarılarak, ağlaya ağlaya uyuyakalmış…

Devamını okuyun…

© 2012 Yemek Cini. Sitede yer alan tarif ve fotoğraflar, izinsiz veya kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.