Seda’nın Sofrası

Kevser’in kurabiyesi, Cahide’nin pastası derken sırada Seda’nın sofrası var. Önümüzdeki günleri bu güzel sofranın ve yayınlamayı düşündüğüm diğer sofraların tariflerini vererek geçireceğim gibi görünüyor.
Bu yazıyı yazmaya başlarken aklımda herhangi bir şey yoktu ama yazmaya başlayıp da bu güzel günü tekrar anarken aklıma “Gönül ne kahve ister, ne kahvehane / Gönül sohbet ister, kahve bahane” geldi. Terasta konuk olduğumuz güzel sofranın birbirinden lezzetli ikramlarından bahsetmeye ağırlık vermek haksızlık olur gibi geliyor. Fotoğraflanan yemekleri ekleyip tariflerini yazmak oldukça kolay ancak bu yaştan sonra edinilen okul arkadaşlarıyla yapılan muhabbetleri, geçirilen keyifli vakitleri ve Seda’nın mükemmel ev sahibeliğini kelimelerle, cümlelerle anlatabilmek pek kolay değil.
Sitede daha önce yayınlanmış olan tariflerin linklerini görebilirsiniz. Kalan tarifleri de önümüzdeki günlerde eklendikçe yine burada bulabilirsiniz.
Menüdekiler:
- Yoğurtlu Jülyen Sebze Salatası

- Beyaz peynirli semizotu salatası

- Benim götürdüğüm cevizli patlıcan salatası
- Truff
- İncirli tatlı
- Tarçınlı tırtıl kurabiye ve reçelli kurabiyeler







Ohh oh Seda’ nın sofrası da hacı sofrası gibi. Maşaallah… ellerine sağlık :)
çok şık ve zarif bir sofraymış, paylaşanlara hem göz hem mide ziyafeti çekilmiş anlaşılan afiyet olsun …
sofrada ortancaları çok seviyorum ama biraz daha küçük bardaklarda …
Taze çiçek sofraya her zaman yakışıyor değil mi? :)