Mantar Kurabiye

Geçen hafta Hatice‘den aldığım tarifle yaptığım nefis mantar kurabiyeler.

Geçen hafta Hatice‘den aldığım tarifle yaptığım nefis mantar kurabiyeler.

Geçen buzdolabını düzenlerken annemin gitmeden önce almış olduğu, ayıklamayı bekleyen taze barbunyayı ve taze bezelyeyi gördüm. Bezelyeyi derin dondurucuya kaldırdım, barbunyayı da babamın isteği üzerine yemek yapmak için ayıklayıp tekrar dolaba kaldırdım. Ertesi akşam eve babamdan sonra geldim ve barbunyayı babamın haşlamış olduğunu gördüm. Babamın da fikriyle “Taze Barbunyalı Pilav” yapmaya karar verdik. Barbunya, nohut ya da kuru fasulye gibi yemeklerin yanında pilav yemeye alışık bir millet olduğumuz için pilavı beğenmek de çok zor olmadı…
Kısa bir süre önce aramızdan ayrılan biricik su kaplumbağamız Pâkize‘nin acısını hafifletmek için, kardeşim Cahide’ye Pâkize’nin daha kırkı çıkmadan 2 kaplumbağa daha almıştık. Pâkize’yi hâla unutamadığı için dişi olanın adını yine Pâkize, erkek olanının adını da Yaramaz koydu. İlkini kaybedince bunlar da daha bir kıymetli oldular. Annemle Cahide’nin 1 haftadır evde olmamaları sebebiyle bu mânevi kardeşlerimin bakımı da bana kaldı haliyle. Perşembe gününden beri Yaramaz’ın gözlerini açamadığını farkettim. Zavallım gözlerini açmaya çalışıyor, kırpıştırıyor ama nafile… Göz kapakları şişmiş, olmuş balon gibi. Kör kör dolanıyor etrafta. Arada bir akvaryumumsu şeyin kenarlarına tosluyor filan… Yemek de yemiyor. Yiyemiyor desem daha doğru olur. Yaramaz’ın önüne koyduğum yemleri obur Pâkize önüne atlayıp bir çırpıda yiyor. Ben de son çare Yaramaz’a yemek yedirirken onu plastik bir bardağa koydum. Ama Yaramaz yine yemeğini yemiyor?! Aaaa, doğru, hayvancağız geçici bir körlük döneminde, nasıl görecek ki? Yine olaya şöyle bir el attım, elime bir kürdan alıp yeme batırdım, onu kendi ellerimle besledim. Cuma oldu, cumartesi oldu hâla gözlerini açamıyor. İnternetten yaptığım küçük bir araştırma sonucunda bunun ya akciğer enfeksiyonundan (evet bu minik yaratıkların akciğerleri bile varmış :), ya da sudaki bir bakteriden kaynaklanabileceğini öğrendim. Zülfiye ablanın davetine gitmeden önce Yaramaz’ı veterinere götürmeye karar verdim. Hemen en yakın veterinerleri araştırdım, Üsküdar’da bulduklarımdan birine gitmeye karar verdim. Eh bunlar da şimdi böyle akvaryumuyla, suyuyla taşınmaz ki? Otobüsle gitmek zaten başlı başına bir olay.

© 2012 Yemek Cini. Sitede yer alan tarif ve fotoğraflar, izinsiz veya kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.